VELAYET DAVALARI

*

VELAYETİN KALDIRILMASI DAVASI, Velayet hakkının anne ve babadan alınarak dava açan kişiye (yeni veliye) verilmesi talebiyle açılan dava çeşididir.

Bu dava, Medeni Kanun’un 348. Maddesi’nde düzenlenmiştir:

“Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hâkim aşağıdaki hâllerde velâyetin kaldırılmasına karar verir: 1. Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, özürlü olması, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velâyet görevini gereği gibi yerine getirememesi. 2. Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.”

 

Velayetin Kaldırılması davası, davalının/davalıların ikametgâhındaki aile mahkemesinde açılır.  Kanunda yetkili mahkeme konusunda açık bir hüküm olmasa da Yargıtay’ın kararı bu yöndedir (2. HD 2000/5949 E. 2000/6046 K.). Davayı, velayeti talep eden veli ya da hayatını kaybetmişse onun yakınları açabilir.

Dava dilekçesinde belirtilecek nedenler, velayetin kaldırılması için yeterli mahiyette olmalıdır. Mevcut bir velayet hakkının bu dava ile kaldırılabilmesi için;

Velayet için gerekli şartların sağlanamıyor olması
Velinin ciddi bir hastalığının ortaya çıkması
Velide bir engellilik durumunun ortaya çıkması
Çocuğun ihtiyacı olan ve beklediği ilginin gösterilmiyor olması
Çocuğun gelişimi ve yaşantısı için gerekli sorumlukların yerine getirilmiyor olması 

 

gibi ya da bunlara benzer nedenlerle ortaya çıkan ve çocuk için gerekli olan sağlıklı yaşam koşullarının mevcudiyetini yitirdiğini gösterir bulgular olması gerekir.

Belirtmek gerekir ki, boşanma davasının sonlanmasından hemen sonra açılan velayet davaları olağanın dışında bir gelişme olmadıkça söz konusu koşulların mevcut olup olmadığını tespit için yeterli zamanın geçmemiş olması nedeniyle kural olarak reddedilir. Yine yalnızca manevi yönden talepleri içeren davalar da reddedilebilmektedir, örneğin çocuğu çok özlemek ya da vesayet sahibinin yeterli sevgiyi göstermediği gibi. Sık rastlanılan bir başka örnek de velayet sahibinin evlilik dışı bir ilişki sürdürmesi sebebiyle bu davanın açılmasıdır, halbuki tek başına bu unsur da mahkemece yeterli görülmemektedir. Unutmamak gerekir ki her iddianın güçlü bir dayanağı olmalıdır, bu dayanağı hâkimin de tespit etmesi ve çocuğun velayetinin değiştirilmesini gerektirecek şartların oluştuğuna kani olması gerekir.