KREDİ SİCİL AFFI NEDİR, KİMLER, HANGİ KOŞULLARDA YARARLANABİLİR?

Merakla beklediğinen sicil affı, Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kapsamında TBMM Genel Kurulu’ndan geçti.

Herkesin merakla beklediği sicil affı, Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kapsamında TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek kuruldan geçti. En son 2009 yılında gelen sicil affından Türkiye genelinde yaklaşık 12 milyon gerçek ve tüzel kişilerin faydalanması bekleniyor. Bu yazımızda sicil affının ne ifade ettiğini, kimlerin, hangi koşullarda aftan yararlanabileceğini açıklamaya çalışacağız.

Kredi Sicil Affı Nedir?

Kredi sicil affı, karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin bedellerin ödenmemesi neticesinde toplumda “kara liste” olarak bilinen listeye alınan kişilerin bu listeden çıkarılmasıdır. Yani borçluların kredi sicillerinin temizlenmesidir.

Kara Liste

Kara liste, kredi veren kuruluşlardan kredi, kredi kartı, kredili mevduat hesabı kullanan gerçek ve tüzel kişilerin bu krediler sebebiyle ödeme düzenliliğini gösteren sicil listesidir. Bu liste Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi tarafından tutulmaktadır. Aslında kredi borcunu geç ödeyen kişi ile karaya listeye giren kişi çok farklıdır. Zira kredi kullanan kişilerin geç ödeme yaptıkları takdirde kredi sicil notu düşmekte iken kara listeye giren kişiler 5 yıl boyunca kredi veren kuruluşlardan kredi, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı alamamaktadırlar.

Kara listeye alınma süreci Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin 18. maddesinde düzenlenmiştir. Madde metninde; “Tüketici kredisi sözleşmelerinde, tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda, kredi veren, borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması, tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kullanılabilir. Kredi verenin bu hakkı kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması zorunludur. Muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz ve ücretler dikkate alınmaz.” denilmiştir. Açıklamak gerekirse, birbirini izleyen en az iki taksidin ödenmemesi durumunda, kredi kuruluşları borcun muaccel olduğunu yani vadenin dolduğunu belirterek 30 günlük süre vermesi gereklidir. Bu süre kanunda da belirtildiği üzere zorunlu bir süredir. Bu sürede de ödeme olmazsa yasal işlemler başlatılmaktadır. Yani, toplam 90 gün boyunca ödeme yapılmaması durumunda borçlular kara listeye alınmaktadır. Zorunlu olmamak kaydıyla ilgili kredi kuruluşu yasal sürelere ek olarak borcun ödenmesi için borçlulara süre verebilmektedir. Bu aşamaya uygulamada idari takip süreci denilmektedir. İdari takip sürecinde ödeme yapılmazsa artık görev biz Avukatlara düşmektedir. Bu aşamadan sonra Avukatlar kredi kuruluşlarının talepleri doğrultusunda borçla alakalı her türlü yasal takip ve dava işlemini gerçekleştirebilmektedir.

Kredi Sicil Affından Kimler, Hangi Koşullarda Yararlanabilir?

Kanunun yürürlüğe girmesi durumunda; kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kara listeye giren, kullandığı nakdî ve gayrî nakdî kredinin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişiler, ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek kişiler ve kredi müşterileri sicil affından faydalanabileceklerdir. Yani borçluların özellikle şirket olması gerekmediği gibi, gerçek kişilerin ticari faaliyette de bulunması gerekmez.

Daha önce en son 2009 yılında 5834 Sayılı Karşılıksız Çek Ve Protestolu Senetler İle Kredi Ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesi ile sicil affı kurumu uygulanmıştır. Kanunda sicil affının uygulama yöntemi;   “…borçların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce veya bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde borcun tamamının ödenmesini müteakiben Merkez Bankasında tutulan kayıtlardan silinir…” şeklinde belirtilmiştir. 2011 yılından önce siciller Merkez Bankası tarafından tutulmakta iken Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’ne aktarılmıştır.

Özetlemek gerekirse sicil affından yararlanmak için önümüzdeki günlerde yayımlanacak olan kanunun yayımlanmasından itibaren altı ay içerisinde borcun tamamının ödenmesi yahut yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Kanunun yayımı ile birlikte kara listeden çıkmak isteyen borçlular tarafından bankalara ciddi bir nakit akışı olacağı öngörülmektedir.