Çağımızın en büyük bilgi kirliliğinine sebep olan sosyal medyanın, erişilebilirlik ağlarının yanlış kullanılması sonucu  yanlış veri edinimine yol açtığını söyleyebilirim.

Burada anlatacağım konu ise yanlış, eksik ya da yalın bilgilerin, verilerin transferi, edinimine dairdir. Daha iyi anlaşılabilmesi açısından, konuyu örneklendirme’nin doğru olacağını düşünüyorum. Müvekkillerden ya da müvekkil adaylarından sıklıkla sorulan sorulara örneklemeler vermek gerekirse; “avukat bey ben baktım google ve diğer arama motorlarında şöyle linkler buldum, orada böyle yazıyordu vb gibi” “Avukat bey internet’te buldum şöyle bir dilekçe bu bizim dava için olur mu?..”

Günümüzün yüksek teknolojik gelişimi sayesinde, bilgiye, veriye erişim hızlanmış gibi görünse de; bu durum salt anlamı ile hayatın çok içinde olan, tecrübe ve pratik gerektiren daha da elzemi “yüksek muhakeme yetisi” gerektiren avukatlık, doktorluk gibi meslekler için pek bir anlamı yoktur.

Avukatların bir çoğu kanuni mevzuatları ezberinde tutmazlar, ancak AİHS, Anayasa gibi ya da çok temel mevzuat hükümlerinin içeriğini ve maddelerin genel hatlarını neyin nerede olduğunu hemen tespit edebilirler. Bu da aslında pratiğin bir getirisidir. Avukatlık mesleğinin ifasında hiç bir zaman iki artı iki dört etmez binaenaleyh bir çok kanuni düstur, karineye hakim olmakla beraber yüksek muhakeme yetisi ve analitik bir zeka ile senteze, çözüme varmaya çalışırlar. Bu da salt ezberci sistem ve hafızlık ile olabilecek bir şey değildir. Din adamlarında dahi hafızların ancak kuran ayetlerini ezbere bilirken, din alimlerinin ilim ürettiklerini biliriz. Bunun yanı sıra ise adliye işleyişi, metafizik düşsel muhakemelerin dışında, metasal anlamda ise avukatlar adliyeye, idari makamlara hakim ve genel olarak iç işleyişlerini bilirler.

Bu sebeple vatandaşlarımızı bu bahiste kısaca uyarmak isteriz.