BAĞLI KREDİ İLE TAŞINIR VE TAŞINMAZ ALIMINDA TÜKETİCİNİN CAYMA HAKKI

Bağlı kredi; satıcının daha önceden kredi verme yetkisini haiz olan bir kişi ya da kurumla yaptığı anlaşma neticesinde, tüketicinin satım sözleşmesi sırasında buna ek olarak, kredi veren kişi ya da kurum ile yaptığı anlaşmanın kanuni nitelendirmesidir. Bu sistem her ne kadar gayrimenkul ve otomotiv sektöründe yaygın olsa da günümüzde birçok teknoloji marketinde de uygulanmaya başlanmıştır.

6502 sayılı kanunla getirilen düzenlemeler sonucu, bağlı kredi ile yapılan alımlarda mal veya hizmet hiç ya da gereği gibi teslim veya ifa edilmez ise satıcı, sağlayıcı ve kredi veren, tüketicinin satış sözleşmesinden dönme veya bedelden indirim hakkını kullanması hâlinde müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk yüklenerek tüketiciye hukuken korunma sağlamak amacıyla birden çok başvuru seçeneği meydana getirilmiştir. Böylelikle tüketici sadece satıcıdan değil, daha kurumsal olan kredi veren kişi ya da kurumdan da bu talepte bulunabilecektir.

Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği; tüketiciye, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tüketici kredisi sözleşmesinden cayma hakkı tanımıştır. Aynı yönetmelikte ayrıca kredi sözleşmesine bağlı olarak tüketiciye başka bir hizmetin de sunulması halinde, tüketicinin kredi sözleşmesinden cayması ile birlikte bu hizmete ilişkin sözleşmenin de sona ereceği öngörülmüştür. Tüketicinin saiki göz önüne alınarak yapılan bu düzenleme, tüketicinin söz konusu kredi sözleşmesini satış sözleşmesi yapmak amacıyla gerçekleştirdiğini, aksi takdirde böyle bir sözleşme yapma iradesinin bulunmayacağını karine olarak kabul etmiştir.

Tüm bu düzenlemelerin yanı sıra tüketicinin mal veya hizmet tedarikine ilişkin sözleşmeden cayması halinde bağlı kredi sözleşmesi de herhangi bir tazminat veya cezai şart ödeme yükümlülüğü olmaksızın sona erecektir. Bunun nedeni, tüketicinin asıl amacının kredi veren kişi ya da kurum ile karz akdi yapmak değil, bir satım sözleşmesi gerçekleştirerek belirlediği ürünü elde edebilmektir. Saldırgan satış yöntemi olarak da kabul edilebilecek bu uygulama, nakit ihtiyacı içerisindeki tüketiciye seçim hakkı bırakmayacak şekilde kredi veren kişi ya da kurum ile anlaşma yapmaya yöneltmektedir.

Nihayet, tüketici bağlı kredi ile aldığı taşınır eşyayı ilgili yönetmeliğin tanıdığı on dört günlük sürede cayma hakkını kullanabilecek, cayma hakkının kullanılması sonucunda bağlı kredi ile kredi veren kişi ya da kurumla yaptığı sözleşme de sona erecektir. Böylelikle tüketici ayıplı olarak gerçekleştirilen ifayı kabul etmek zorunda kalmayarak yürürlüğe girmeyen kredi sözleşmesi nedeniyle borç altına girmekten kurtulmaktadır. Aksi takdirde, tüketicinin nakit veya taksitle aldığı zaman sahip olacağı haklardan mahrum kalması söz konusu olacaktır.

Kanunun çıkarılış amacından da anlaşılacağı üzere Kanun tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeler önermesine rağmen, cayma anına kadar bağlı kredi sözleşmesinden doğarak hesaplanan akdî faizin ve bir kamu kurum veya kuruluşuna veya üçüncü kişilere ödenmiş olan masrafların kredi veren kişi ya da kurum tarafından istenebilmesine olanak sağlamıştır. Hâlbuki tüketicinin bu karz akdini gerçekleştirmediği olasılığında böyle bir kaybı mevcut değildir.

Koşullar dahilinde ortaya çıkan sonuç şudur ki; nihai kullanıcı olan tüketicinin bir kapalı kutu içerisinde ve deneme şansı verilmeden satın aldığı ürünün zaman içerisinde kullanılamaz hale gelmesi yahut tüm modellerde bulunan esaslı ayıp neticesinde cayma hakkını kullanarak iade etmek istemesi durumunda, kredi veren kişi ya da kuruma akdi faiz oranında ödeme yapmak zorunda kalacaktır.

Ancak, her ne kadar mevcut koşullar bu şekilde olsa da tüketicinin korunması ilkesi gereği, tüketicinin cayma hakkını kullanması ya da mal veya hizmetin hiç ya da gereği gibi teslim veya ifa edilmemesi ihtimalinde cayma hakkını kullanarak akdi faiz ödemesi söz konusu olmadan tüketici, sadece sözleşme anında elde ettiği yararı iade ile yükümlü olmalıdır. Böylelikle hem tüketicinin olası zararı önlenecek hem de satıcının ve kredi veren kişi ya da kurumların tüketiciyi aldatıcı reklamlarına set çekilebilecektir.